foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

.

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Ocağı batmak: Mahvolmak, büyük zarara uğramak

Ocağı sönmek: Soyu tükenmek, evinde canlı kalmamak

Ocağına düşmek: Birine korunmak için sığınmak, yardım istemek

Ocağına incir dikmek: Birinin evini parkını dağıtmak

Oduncunun gözü  omçada,(dilencinin gözü çömçede).Herkes ihtiyaç duyduğu şeyi elde etmeye gayret eder. bir yolunu bulmaya çalışır. Âmâ değerli ama değersiz.

Oflayıp  puflamak: Sıkıntıda olduğunu çok sıkıldığını göstermek

Oğlan atadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi. Nasıl ki kız evlat biçip dikmeyi anadan öğrenirse erkek evlat ta sofra açmayı ikramda bulunmayı cömert olmayı atadan öğrenir.

Oğlandır oktur, altın direktir, her eve bir oğlan gerektir. Erkek çocuk evin temelidir. Her işe gider sıkıntısı olmaz. Eğer bir babanın oğlu varsa soyunu devam ettirir. Soyun devam etmesi için erkek evlat her eve gerektir.

Oğullu baba ölmez. Oğlu olan baba Kendisi ölünce oğlu sayesinde soyunu devam ettirir.

Oh demek: Rahatlamak

O kapı senin bu kapı benim: Bir iş için kapı kapı dolaşmak, avare avaregezmek boş boş gezmek

Ok yaydan çıkmak: Yapılan işte artık geriye dönüş olmamak

Okkalı kahve: Bol kahveli, büyük fincana konulmuş kahve

Okumak insanın cehaletini alır eşekliği baki kalır. İnsan okul okumakla huyunu değiştirmez sadece cahilliğini bırakır bilgisini artırmış olur. Huyu inadı karakteri aynı kalır. Okumakla değişmez.

Olacakla öleceğe çare olmaz. Her şeye çare bulunurda iki şeyin çaresi yoktur biri ölüm birde olacak bir şey olacaksa olacağına varır, ölüm gelince de çaresi yoktur.

Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar. Malı mülkü olan keyfine ve ihtiyacına göre giyinir kuşanır. Fakir ise yokluğu yüzünden bir şey bulup giyinemez.

Oldum bittim: Eskiden beri başından beri

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. Olmaz diye bir şey yoktur. Mutlaka her işin bir çaresi vardır.

Olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş. Gerçekten bir işi istiyorsak veya gerçekten bir şeye sahip olmak istiyorsak olsa bul sayı bırakıp ona ulaşmak için çalışacağız.

On para on aslanın ağzında. Para kazanmak her devirde zordur ama şimdi daha da zor hale geldi. Öyleki on parayı kazanmak için on aslanın kapısını çalmak bin bir zorluğa katlanmak zorundasın.

On paraya on takla atmak: Küçük bir çıkar uğruna her şeyi yapmak, çok sevinmek

On parmağında on marifet: Çok becerikli her işi becerebilen

Onu benim külahıma anlat: Söylediğin söz inandırıcı değil sana inanmıyorum

Onmadık hacıyı deve üstünde yılan sokar. Bir insanın dileği gerçekleşmeyecekse onun başına hiç olmayacak, hiç tahmin edilmeyecek işler gelir.

Orman yağmurun yularıdır. Orman hem yağmurun yağmasına vesile olur hemde yağmurla olabilecek sellere en büyük engeldir.

Oralı olmamak: Önemsememek, ciddiye almayıp ilgilenmemek, ilgi duymamak

Ortalık ağarmak: Gecenin bitmesi günün ağarması

Ortalık karışmak:  Kargaşa çıkarmak

Ortaya çıkmak: Aniden görünmek

Ortaya dökmek: Gizli ne varsa açıklamak

Ortaya koymak: Herkesin görebileceği yere koymak

Ortak gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş. Bir erkeğin kuma olan iki karısının birbiriyle anlaşıp işlerini yürütmesi eltilerin birbirleri ile anlaşmalarından zordur hatta imkânsızdır.

Osmanlı, tavşanı araba ile avlar. Osmanlıda devlet düzeni bozulunca yapılan ayaklanmaları veya kanunsuz işleri düzeltmekle görevli kişiler rahatlarını bozmadan işleri halletmeye kalkışır.

Osmanlı kurnazdır karşısındakinin oyununu daha kurnaz bir oyun ile alt eder.

Osmanlı'nın ayağı üzengide gerek. Gerek düşman saldırıları gerekse ayaklanmalar yüzünden Osmanlı her zaman at üstünde ve savaşa hazır olmak zorundadır.

Ot kökü üstünde biter. Çocuk ailesinin verdiği eğitime aile yapısına ailenin eğitimine göre yetişir.

O tarakta bezi olmamak: O konularla ilişiği olmamak

Ot taş altında kalmaz. Bir şey olacaksa ona hiçbir engel hiç kimse mani olamaz o olacağına varır.

Otu çek kökü üstüne bak. Kişinin kimliğini huyunu aslını öğrenmek için onun soyunu sopunu iyice araştırmak gerekir.

Oturan aslandan gezen tilki yeğdir. İnsan tembel tembel oturmakla bir yere varamaz oturmaktansa kalkıp dolaşmalı çalışmalı rızkını aramalı.

Otuz iki dişten çıkan otuz iki mahalleye yayılır. Bir ağızdan çıkan bir laf ağızdan ağza her tarafa yayılır.

Oy birliği: Yapılan iş ile ilgili Herkesin oyunu almak

Oynaşına inanan avrat, ersiz kalır. Önemli işlerini ayakçılarına yaptıracağına inanalar işinden de dostundan da olur.

Oynayamayan gelin yerim dardır der. Kişi bir işi yapmayı bilmezse veya beceremezse ona başka mazeretler uydurur.

Oyunbozan: Yapılan işte düzen bozucu, uyumsuz

Oyun çıkarmak: Çok iyi bir oyun oynamak

Oyun etmek: Karşısındakini aldatmak

Oyuna gelmek: Karşısındaki tarafından aldatılmak

..

...

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/