foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

.

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

gagarinGAGARİN YURİ ALEKSİYEVİÇ 

SSCB li hava subayı ve kozmonot.(Smolensk/gyatsk,günümüzde Gagarin1934-Moskova/vladimir1968) Moskova'da madencilikle ilgili bir okulu bitirdi.Havacılığa duyduğu ilgi ile Hava Kuvvetleri okulu'nu tamamladı.Deneme pilotu olarak çalıştıktan sonra 1960 ta Sovyet kozmonotlar ekibine katıldı.12 Nisan 1961 de 4,7 ton ağırlığında Vostok l adlı uzay aracı ile uzaya çıkan ilk insan sanını aldı.1 saat 48 dakikalık bu ilk uçuşla insanlı uzay uçuşlarının başlamasına büyük öncülük eden Gagarin ,albaylığa yükseltildi.Lenin nişanıyla ödüllendirildi.SSCB kahramanı olarak duyuruldu.Kozmonotların eğitiminde yer aldıktan sonra Yüksek Sovyet'e Milletvekili oldu.Hava Kuvvetleri Mühendislik akademisine üye seçildi.Uzay pilotluğunu da sürdüren Gagarin Mart 1968 de bir eğitim uçuşu sırasında uçağının Moskova yakınlarında düşmesiyle yaşamını yitirdi.Ölümünden sonra Ayın görünmeyen yüzünde bir kratere ve doğduğu kente adı verildi.Anısına saygı olarak Uluslararası Havacılık Federasyonu da 1968 de sonra her yıl bir uzay adamına adını ve resmini taşıyan özel bir madalya vermektedir.

GALİLEİ,GALİLEO 

galileo galileiÜnlü İtalyan fizikçisi ve gök bilimcisi.(Pisa 1564-Arcetri 1642)
Galilei küçük yaşta  fizik deneylerine başladı.Matematik üzerine incelemeler yaptı.1589 da Padova Üniversite'sinde matematik profesörü oldu.19 yaşındayken zamanın ölçümünde sarkaç salınımlarından yararlanılabileceğini ortaya koydu.23 yaşında,cisimleri suya daldırmak yoluyla yoğunluklarını ölçmeye yarayan bir terazi geliştirdi.Daha sonra cisimlerin düşme yasalarının temeli olan;bir cismin ağırlığı ya da yapıldığı madde ne olursa olsun aynı kurallara göre yere düştüğü ilkesini kanıtladı.Astronomiye de merak saran Galilei ilk teleskopu yaptı.Bununla Ay'ın yüzeyini inceledi ve bilinmeyen bazı yıldızları keşfetti.Kopernik'in kuramlarını destekleyerek,Dünya'nın güneş çevresinde döndüğünü ortaya koydu.Bu buluş,Galilei'nin din adamlarıyla arasının açılmasına neden oldu.Engizisyon mahkemesine çıkarıldı.Ömrünün son yıllarında "Yeni bilimlerin tartışılması" adlı eserini yazdı.1642 de öldü.

Çok sayıda gözlem yapmış ve kuramlarının doğruluğunu kanıtlayabilecek deneyler tasarlamıştır.Ancak çalışmaları deneysel yöntemin kurucusu sayılması için yeterli olmamıştır.Bu yöntemin etkin bir biçimde kullanılması yarım yüzyıl sonra Huygens ile başlamıştır. Buna karşılık Galilei fizik yasalarının açıklanmasında matematikten yaralanması konusunda büyük rol oynamıştır.

Galilei her şeyden önce modern mekaniğin kurucularından biri olarak belirir. Demotu (1590) adlı yapıtındaki görüşleri Aristotelesçiliğe oldukça bağlı kalır. Daha 1604 te cisimlerin boşlukta düşmesi yasasıyla ilgilenmeye başladı.Ne var ki bu yasayı çok uzun yıllar sonra kesin olarak belirledi. Çünkü başlangıçta hızın değil, zamanın uzunlukla orantılı olduğuna inanmıştı. Özellikle 1632 den sonra ,Dialogo Sopra i due massimi sistemi del mondo adlı yapıtında aynı yükseklikten bırakılan farklı kütlede ya da yoğunlukta iki cisim yer aynı anda düştüğünü gözleyerek bu yasanın kütleden ve yoğunluktan bağımsız olduğunu açıkça kanıtladı. Bir cismin eğik bir düzlem boyunca inişiyle ilgili olarak yaptığı deneyler yatay düzlemin limit durumunuda göz önüne almasıyla Galilei'nin eylemsizlik ilkesi üstüne ilk formülleştirmeyi ortaya koydu. Ancak bu ilkenin biçimi henüz Descartes 'in kazandırdığı genelliği taşımıyordu. Galilei Aristoteles'in çembersel devinim, yetkin ve doğal bir devinimdir düşüncesini benimsedi. Buna karşılık tam anlamıyla doğru bir  biçimde olmasa da birbirine göre doğrusal ve düzgün bir biçimde yer değiştiren iki devingenin devinimindeki göreceliği ortaya koyan ilkeyi ilk kez açıklama onuru da onundur. Açısal uzanım değişse de sarkacın salınımlarının eş süreli olduğunu da Galilei belirledi.

1616 da Kopernik'in kitabı İndeks'e alındı. Galilei'ninde derslerinde Kopernikçi öğretiyi savunmasının yasaklandığı sanılmaktadır. Bununla birlikte Dialogo'nun yayımlandığı 1632 ye kadar tedirgin edilmedi. Bu kitapta kardinal Bellarmin'in öğüdüne karşın yalnızca varsayımdan söz etmeye yanaşmadı. Kitap engizisyona verildi ve Galilei 1633 te mahkemeye çıkarıldı. Yirmi gün süren davada Galilei kendisini pek savunmadı. Diz çökerek öğretisini yadsımak zorunda kaldı. Bir söylentiye göre doğrulurken ayağını vurmuş ve Eppur, si mouve (ama genede dünya dönüyor) diye haykırmıştır. Mahkum edildi. Floransa yakınlarında Arcetri'de bulunan villasına çekilip engizisyonun gözetiminde yaşamasına izin verildi.1634 te rahibe olan kızını kaybetti ve iki yıl sonra da kör oldu.

Galilei 'nin çok sayıda küçük kitabı ile pek çok önemli mektup dışında, İtalyan edebiyatının başyapıtı sayılan Saggiatore (1623) ile küçük bir kitap olan Sidereus nuncius  (1610) da anılmaya değer. Bunların ilkinde Galilei temel görüşlerini açıklar. İkincisinde de dürbün yardımıyla elde ettiği gökbilimle ilgili buluşlarını anlatır.

GAMA    VASCO DA 

Portekizli gemici 1469–1524
Küçük yaşlarda denizciliğe merak saran Gama, Hindistan'a deniz yoluyla gitmek için yeni bir yol bulmakla, görevlendirildi.22 Kasım 1497 de  Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu’nu dolaşarak 1498 de Hindistan'a ulaştı. Böylelikle Ümit Burnu'ndan geçerek Hindistan'a varan ilk gemici oldu.

GANDHİ, MAHATMA 

GANDHİ, MAHATMAHindistan'ın ulusal lideri.(1869–1948)Ülkenin İngiliz Sömürgeciliğinden kurtulmasını sağlayan Gandhi'ye Hintliler "Yüce Ruh" anlamına gelen "Mahatma" adını vermişlerdir.1869 da Porbandar'da doğdu. Zengin ve kültürlü bir ailenin oğluydu. İngiltere de hukuk öğrenimi yaptı. Daha sonra ülkesine dönerek avukatlığa başladı.1893 te Güney Afrika ya gitti.1914 e kadar burada kalan Gandhi, Ülkede yaşayan 150 bin göçmen Hintlinin haklarının savundu. Hindistan'a döndüğü yıllarda Hintlilerin İngilizlere karşı tasarladıkları silahlı ayaklanmaya engel oldu.

Gandhi Hindistan'da ki ilk kampanyasını 1917 de Bihar'ın kuzeyinde Camparan eyaletindeki İndigo üreticilerini desteklemek için düzenledi. Bu Satyagraha , onun ulusal düzeyde siyasal bir kişilik olarak tanınmasını sağladı. Yıkıcı faaliyetlerin bastırılmasına ilişkin Rowlatt yasalarına (Hindistan'ı gerçek bir sıkıyönetimin boyunduruğuna alan yasalar) karşı başlattığı Satragyahayla (6 Nisan 1919), ulusçu hareketin en önemli lideri durumuna geldi.Ama kampanya sırasındaki ve sonrasındaki şiddet ve eylemleri (General Dyer'in sakin bir kalabalığın üstüne ateş açtırması sonucu yüzlerce kişinin öldüğü Caliyanvalabagh katliamı,vb.) karşısında hareketi durdurmaya karar verdi. Bunun üzerine fiilen Milliyetçi partinin başına geçti.(1920).gelişmiş ülkelerden yardım almamaya yani sömürge kurumlarını ve Avrupa ürünlerini boykot etmeye dayanan bir programın kongrede onaylanmasını sağladı. Bu programın Kongre'de onaylanmasını sağladı. Bu programın ardından giysilerin elde eğrilmesi ve dokunması için bir çağrıda bulundu. Sanayiye karşı düşmanlık ve doğaya uygun bir yaşam tarzı "Gandhicilik" belli başlı özelliklerindendir. Şiddet eylemlerinin yeniden harekete geçmesi üzerine Gandhi bu hareketi de durdurdu(Şubat 1922) Tutuklandı ve altı yıl hapis cezasına çarptırıldı; hastalığı nedeniyle Ocak 1924te serbest bırakıldı

Bütün Hindistan halkını pasif direnişe ve İngilizler le işbirliği yapmamaya çağırdı.1922–30 yılları arasında iki kez tutuklanıp, bırakıldı. "Genç Hindistan" adlı bir gazete çıkartarak direniş hareketini sürdürdü.1944 e kadar üç kez daha tutuklandı. Uzun süreli açlık grevi yaptı. Hint halkının kararlı direnişi ve Gandhi'nin desteklediği partinin başarılı girişimleri sonucu 15 Ağustos 1947 'de Hindistan'a bağımsızlık verildi. Hindistan ile Pakistan'ın tek bir devlet olarak birleştirilmesini de isteyen Gandhi bunu gerçekleştiremedi.1948 yılında da bir Hintli tarafından öldürüldü.

GAY-LUSSAC JOSEPH LOUİS 

Fransız fizik ve kimyacısı.(st.Leonard-Le nobalt 1778-Paris 1850).Fransız devrimi sırasında savcı olan babası tutuklanınca ailesinin ekonomik durumu bozuldu. Yatılı bir okul ardından 1979 de Politeknik okuluna girdi. Bitirince köprüler ve yollar okulunda bir yıl ünlü kimyacı Berthollet'in asistanı oldu.1802 de okutman ardından Sorbonne'de fizik profesörü bir yıl sonra da Politeknik Okulu'nda kimya profesörü oldu. 1832 de buradan ayrılarak Doğa tarihi ulusal müzesine kimya profesörü oldu.

Fizik alanındaki çalışmalarına gazların sıcaklık etkisiyle genleşmelerini incelemekle başlayan Gay Lussac bir gazın sıcaklığı hacmi ve basıncı arasındaki ilişkiyi açıklayan yasayı buldu.(Gay Lussac Yasası) 1804 te Jean Babtiste biot (1774–1862)ile birlikte bir balonla atmosferin üst tabakalarına (7000 m) çıkarak yerin mıknatıslığını inceleyen Gay Lussac 1808 de gazlardaki katlı hacimler yasasını buldu. Bu arada buhar yoğunluklarının ölçülmesinde kullanılan değişik yöntemler geliştirdi. Kimya alanında da önemli alıştırmaları vardı.1808 de kimyasal yöntemlerle sodyum ve potasyumu daha sonra da iyot ve potasyumu elde etti. Thenard ile ortak çalışmaları sonucu klorun basit bir cisim olduğunu kanıtladı. Arsenik bileşikleri üzerinde yaptığı uzun araştırmalar sonucu kimyada yeni bir çığır açan bileşik kökler yasasını buldu.

Fizik ve kimya alanındaki çalışmaları yanında birçok kuruluş ve komisyonda da görev alan Lusac Paris ve Berlin akademilerinin üyesi olup 1839 da soyluluk unvanı aldı.

Gay Lussac'ın Hacim Oranları yasası

Gay Lussac ,birbiriyle gaz halinde reaksiyona giren yine gaz halinde bileşikler  veren reaksiyonları ve buradaki hacim değişikliklerini incelemiştir. Bu çalışmalar sonunda görülmüştür ki aynı sıcaklık ve basınç şartlarında bir kimyasal reaksiyona giren ve reaksiyondan meydana gelen gazların hacimleri arasında basit bir oran vardır. Buna Gay Lussac hacim oranları kanunu adı verilir. Oksijenle hidrojenin birleşerek su buharı meydana getirmesi reaksiyonu incelenirse:

2h2+O2 2H2O

Aynı şartlar altında 2 litre hidrojenle 1 litre oksijenin reaksiyona girerek 2 litre su buharı meydana getirdikleri görülür. Burada reaksiyona giren hidrojenle oluşan su buharı arasında hacimce 2/2 oranı; yine reaksiyona giren oksijenle oluşan su buharı arasında hacimce 1/2 basit oranlarının olduğu görülür.

Gay Lussac Kanunu:

Mol sayısı ve hacmi sabit kalmak şartıyla bir gazın basıncıyla mutlak sıcaklığı doğru orantılıdır. Bu gerçek ilk defa Fransız bilgin Joseph L.Gay Lussac tarafından ileri sürülmüştür ve onun adıyla anılır. Kanunun matematik ifadesi

P=K.T

Burada P basınç, T mutlak sıcaklık, K da bir sabiti göstermektedir. Gay Lussac kanunu daha kullanışlı olarak ,

P1/P2=T1/T2 veya                    P2/T2=P2/T1 şeklinde ifade edilir.

GAZİ OSMAN PAŞA 

GhaziOsmanPashaPlevne'de ki kahramanlıklarıyla tanınan Osmanlı Paşası (Tokat 1832-İstanbul 1900)

Küçük yaşta ailesi ile birlikte İstanbul'a göçtü. Beşiktaş Rüştiyesi’nden sonra Askeri İdadi'ye girdi. Harbiye'den üçüncülükle çıktı teğmen rütbesiyle kurmay sınıfında ayrılacağı sırada Kırım savaşı başladığı için Kurmay sıfatı ile Ruöelide ki askeri birliklerde görev aldı. Burada üstün başarılar gösterdi. Sivastopol’ün alınmasından sonra burada kaldı ancak 1857 de dönebildi. Yüzbaşı olarak kurmay dairesinde çalışmaya başladı.1868 de Yemen ayaklanmasındaki başarıları ile mirliva oldu. Hastalanınca İstanbul'a geldi.1873 de Karadağ ve Sırbistan sınırındaki tümen komutanlığına atandı.1875  de Nişteki 1.tümen komutanlığında görevlendirildi.7 ağustos 1876 daki kanlı çatışmalarda Sırpları ağır bir yenilgiye uğrattı.

1877–1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Osman Paşa, Plevne'yi savunmak için görevlendirildi. İlk Rus saldırısını püskürtmeyi başaran Osman Paşa komutasındaki ordu, daha sonra Ruslar'ın 150.000 kişilik bir orduyla saldırmaları üzerine Plevne'ye çekilmek zorunda kaldı. Burada dörtbuçuk ay 50.000 kişilik bir orduyla savunma savaşı verdi. Düşman kuvvetlerinin çemberini yarıp çıkmak üzereyken yaralandı ve esir düştü. Rus Çar’ı Alexander ll, Plevne'ye gelerek Osman Paşa 'ya saygı gösterdi ve kılıcını geri verdi.

Gazi Osman Paşa'nın destan yazdığı Plevne Savunması, Türk tarihi açısından büyük önem taşıyor. Klasik Tabya usullerine sığmayan bu büyük savunmada, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa, Rusların 50 bin asker ve 184 topuna karşı 23 bin asker ve 53 topla mücadele etmiş ve adını tarihe yazdırmıştı. Gazi Osman Paşa, düşmanın üç saldırısını püskürtmüş, 3. Huruç harekâtında yaralanarak, Vit Irmağı kıyısında yarası sarılırken esir düşmüştü. 

Daha sonra Rusya'ya götürülen Gazi Osman Paşa, burada da saygıyla ağırlandı. Rus subayları, yarasına rağmen ayağa kalkan Osman Paşa'yı ''Bravo'' sesleriyle selamlarken General Skobeleff, ''Bu yüz, büyük bir kumandanın yüzüdür. O'nu gördüğüme çok sevindim. Gazi Osman Paşa muzaffer bir kumandandır. Teslim olmuş olmasına rağmen muzaffer sayılacaktır'' demişti. Osman Paşa'nın yarası, Grandük'ün çadırına götürülerek sarılmıştı. 

''ESİRİM DEĞİL, MİSAFİRİMSİN'' 

Gazi Osman Paşa'yı savaştaki başarısından dolayı kutlayarak kılıcını geri veren Rus Çarı II. Aleksandr ise fotoğrafa da konu olan görüşmede, ''Benim esirim değil, misafirimsin. Kılıcını sana verdim. Senin gibi cesur, gayretli, yüksek liyakatli bir kumandanla harp ettiğim için kendimi bahtiyar addederim'' demişti. *
1878 yılında serbest bırakılarak İstanbul'a dönen Gazi Osman Paşa dört kez Seraskerlik makamına getirildi. 
"Gazi" unvanıyla İstanbul'a dönen Osman Paşa Plevne'de yaptığı savunmayla bütün dünyada tanındı.
Gazi Osman Paşa daha sonra yedi yıl,seraskerlik görevinde bulundu.Ölünceye kadar saray mareşali olarak kaldı.ll.Abdülhamit'in yakınında bulundu.ll.Abdülhamit’in kızları ile oğullarını evlendirerek sarayla ailevi yönden de yakınlık kurmuş oldu.1900 yılında İstanbul'da öldü.Ölümüne kadar padişahın yanında yer aldı.saltanat arabasının karşısında oturdu.   * http://www.internethaber.com/ (alınmıştır)  07.07.2002) 

GAZNELİ MAHMUD 

Gazneliler devletinin kurucusu(970–1030) Tanınmış komutan Sebük Tegin'in oğludur. Gerekli eğitiminden sonra Horosan valisi oldu. Babası ölünce yerine kardeşi İsmail hükümdar oldu. Mahmud buna karşı çıktı. Kardeşinin bulunduğu Gazne kentini kuşattı İsmail, hükümdarlığı Mahmud'a bırakmak zorunda kaldı. Hükümdar olduktan iki yıl sonra Samanoğlu devletinin topraklarının büyük bir kısmını denetimi altına aldı. Karahalılar ve Gurlularla yaptığı savaşları kazandı. Hindistan'a 17 sefer düzenledi. Bu ülkeyi almak  ve İslamiyet’i buraya yaymak amacındaydı. Birinci seferinde hükümdar ve komutanları esir aldı. Yıllık vergi verme karşılığında serbest bıraktı. On yedi sefer sonunda   Hint devleti onun egemenliğini tanımak zorunda kaldı. Selçuklularla savaşıp Irak'ın kuzeyini aldı. Şiilere karşı Sünnileri korudu. Ganj boylarından Irak'a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kurdu. Batı seferinden dönüşte hastalanarak ölen Gazneli  Mahmud 'un İran Dili ve klasik İran edebiyatının doğuşuna büyük bir katkısı olmuştur. Gazneli Mahmud âlimleri sanatkârları koruyup desteklediği çok adaletli olduğu muhtelif kaynaklarda belirtilmektedir.

..

...

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/