foto1
Belge form dökümanlar evrak
foto1
Windows word excel powerpoint access frontpage ms paint
foto1
Soru bankası tüm sınıflar branşlar için sorular bilgisayar testleri
foto1
Eba zümre plan hem zümre ve planları
foto1
Açıklamalı atasözleri ve deyimler biyografiler il il Anadolu efsanleri
Atama sorgu zümre eba sivil savunma öğretmen ders kitapları hem gorev dağılımı öğretmen nobet çizelgesi çevre formu çalışma programı arşiv açık öğretim osym teog yök duyuru trafik işaretleri sözler bilmeceler deprem beynimiz çocuğa dini bilgiler sorular cevaplar verimli ders çalışma burs verenler üniversiteler güvengen davranış meb yüz eser sınav soru cevap amerikanın keşfi soykırım Türk tarihi devletleri eğitim motivasyon videoları word excel point mspaint wordart program yazılım donanım skype ascii dos outlook internet frontpage .Read More...

Bizim Okul

İdareci öğretmen ve öğrencilere yönelik bir eğitim sitesi

.

...

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

PASTERNAK BORİS LEONİDOVİÇ 

SSCB Şair ve Yazar.Moskova 1890-Peredelkino 1960 profesör bir baba ve piyanist bir anneden doğma genelde Yahudilerin bulunduğu bir çevreden çeşitli eğilimlerle büyümüş ve iyi bir eğitim almıştır.Resim felsefe ardından İtalya gezisidir, yurduna dönüşte eğitimini Moskova üniversitesi’nde tamamladı.O dönemin moda akımı gelenekçiler arasına katıldı ve ilk şiirlerini yazmaya başladı.(Bulutlarda bir çift) Zamanın öncü isimleri arasında belli bir süre sonra Kız Kardeşim yaşam adlı eseriyle kendini ispat etme fırsatını yakaladı. Ailesinin yurt dışındaki göçmen yaşamına katılmayan fakat bireylerin özgürlüğünü de savunmayı elden bırakmayan Pasternak şiirleri toplumsal sorunları değil insanını kişisel hak ve mutluluk olanaklarını irdeleyen doğa sevgisini dile getiren neredeyse toplum dışı diye de nitelenebilecek olan ürünler birikimiydi. Bu eksikliğini ikinci dönem kitaplarında gidermeye destansı özellikler taşıyan şiirlerinde kendisinin dışına taşmaya çalıştı. Teğmen S. İle Devyat'sot Pyat'yi god (1905 yılı) 1927 kişiliğinin baskın eğilimleri onu yeniden lirik örneklere çekince belki de en önemli sayılması gereken ünlü derlemesini çıkardı.(İkinci Doğum 1932)

Devrime ve yönetime karşı hiç bir eyleme katılmamış olmakla birlikte yaşanan tüm olayların insanlara pek bir özgürlük getirmemiş olması onu hayal kırıklığına uğratmış ve bir süre susmayı yeğlemiştir. Hiç bir siyasal eyleme katılmadığı dönemde zamanını çevriler yapmakla geçirdi. Partinin sanata karışmasını suskunlukla karşıladı. Özyaşam öyküsü sayılabilecek eserinde de belgesel değerde eleştiriler ortaya koydu.(Gezi İzni Belgesi 1931) Şiirde klasik değerlere yaklaştı. Erken Trenler,Yeryüzü Enginliği. Adını dünyaya duyuran olay ise kendi biçimsel yaşamını ve insani değerleri şiirsel üslupla anlattığı devrim yılları olaylarını da içeren bir büyük aşk öyküsü olan Dr.Jivago'dur Rusya da basılmasına izin verilmeyip İtalya'da basılmış ve dünyaya yayılmıştır.SSCB nin iç yüzünü de eleştiren eser bir anda Dünyanın dikkatini buraya çevirmiştir. Pasternak'a yurdundaki her çeşit baskı yüzünden geri çevirmek zorunda kalacağı Nobel Edebiyat ödülü'nü getirdi.1958 Yinede Sovyet yazarlar birliğinden uzaklaştırılınca belki de ölümünü hızlandıran nedenler ortaya çıktı ve ölümüne kadar da başka bir eser vermedi.

PASTEUR LOUİS 

Fransız kimyacı ve biyoloji bilgini(Dole 1822- Paris Marnes la-Coguette 1895)

1831–1839 yılları arasında Arbois Koleji'nde okudu. Bu öğrenim döneminde orta halli fazla dikkat çekmeyen bir öğrenciydi. Ancak orta öğreniminden sonra Ecole Normale Sipeieur'e girip fen öğrenimi görmeye karar verdi.1843 te girdiği okulunu 1846 da üçüncülükle bitirdi. Ertesi yıl Fizik ve kimya dalında doktorasını verdi. Henüz yirmi altı yaşındayken İzomerik, kristal yapı ve optik etkinlik üzerindeki çalışmalarıyla adını duyurdu.
Pek çok önemli buluşuyla, bilime ve insanlığa büyük yararlar sağlamış olan Pasteur, Paris’te günümüzde kendi adıyla anılan mikrobiyoloji enstitüsünün kuruculuğunu  ve yöneticiliğini yaptı. Tavuk kolerası, şarbon, kuduz gibi bulaşıcı hastalıkların aşılarını buldu. Süt ve benzeri sıvıların uzun süre bozulmadan korunmasını sağlayan  yöntemi geliştirdi. İpekböceklerinde oluşan bir hastalığın mikrobunu bularak ipekböcekçiliğini büyük bir zarardan kurtardı. Yaptığı birçok çalışma ve araştırmayla birlikte Pasteur, günümüzde konusunu mikropların oluşturduğu, tıbbın bir kolu olan mikrobiyolojinin kurucusu olarak kabul edilir.

PAVLİ EFTİM ERENEROL 

Bağımsız Türk Ortodoks Kilisesi'nin kurucusu(Yozgat/Akdağmadeni 1984-İstanbul 1968).Papa l.Eftim diye anılır. Karahisarlıoğlu adlı Anadolulu Hıristiyan bir ailedendir. Akdağ madeni Rüştiyesini bitirip Manastır’a girdi, ruhban sınıfına katıldı.1908 de Ankara'da Ortodoks Kilisesi'ne bağlandı.1912 de diyakos oldu. Keskin Metropolitik vekilliğine getirildi. Kurtuluş savaşı sırasında İstanbul Fener Patrikhanesi’nin  Anadolu lu Rumları bir devlet kurulması  yolundaki kışkırtmalarına karşı çıktı. Anadolu’daki 72 ruhbanı bölge temsilcisini 30 Kasım 1921 de Kayseri'de toplayarak Fener Patrikhanesi yerine Merkezi Kayseri de bir Türk Patrikhanesi kurdu. Bu kuruluşu ve Fener Patrikhanesi’nin Türkiye'ye hainlik ettiğini dünya kamuoyuna bir bildiriyle duyurdu.22 Temmuz 1922 -23 arası 16 sayı çıkarttığı Anadolu'da Ortodoksluk Sadası adlı dergide Anadolu Hristiyanlarının Yunan Kökenli olmadıkları görüşünü savundu. İstanbul Patrikhanesi ile bağlantı kurarak, yurt dışına kaçan Patrik ve kimi üyelerin bulunmadıkları bir toplantıda Fener Sen Sinod 'unun (meclis) Cumhuriyet'e bağlılık sözü almasını sağladı. Ancak kısa süre sonra Fener Sen Sinod'u Türklere karşı  olan birini patrik seçince bu seçimi tanımayarak Fener Patrikhanesi’yle bütün ilişkisini kesti. Galata Rum Merkezi Yönetim Kurulu ona bağlandı. Episkopos olarak takdis edildikten sonra 18 Mart 1926 da Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni kurudu. Aya yani, Aya Nikola ve Hristos Kiliseleri Patrikhane’ye katıldı. Papa birinci Eftim'e Atatürk’ün buyruğuyla Ulusal Kurtuluş  savaşındaki hizmetlerinden ötürü Yurt hizmetleri aylığı bağlandı.

PLATON(EFLATUN) 

Ünlü Yunan düşünürü (İ.Ö.427-İ.Ö.348)   Atina'nın tanınmış ve soylu bir ailesindendir. Sokrates'in öğrencisi olarak onun yanında sekiz yıl felsefe öğrenimi gördü. Hocasının ölümünden sonra Mısır ve Sicilya'ya gitti.387 yılında Atina'ya dönerek "akademia"yı kurdu. Burada ders vererek öğrenciler yetiştirdi.

Büyük bir düşünür olan Platon'a göre bilginin kaynağı akıldır. Kavranılabilen dünya ve algılanabilen dünya olmak üzere iki dünyanın varlığını savunan Platon'un bu temel görüşü daha sonra birçok düşünür tarafından da benimsendi.

PETRO 

Rus Çarı Moskova 1672-Leningrad 1725 Çar l. Aleksey'in tek oğlu. Babasının 1676 da ölümü üzerine Moskova dışında bir çiftliğe gönderildi.1682 de üvey kardeşi lll. Fyodor'un ölümü üzerine Moskova Patriği ve yandaşlarının desteği ile tahta çıktı. Ancak muhaliflerinin etkisiyle kardeşi V. İvan l. Çar kendisi ise ll. Çar ilan edilince annesi ile birlikte Moskova yakınlarındaki Preobrazzenskoye köyüne çekilmek zorunda kaldı. Burada saray ortamından farklı özgür bir şekilde yetişti. Düzenli bir eğitim görmediyse de çevresindeki, mülteci Avrupalılarla ilişki kurarak dünyadaki gelişmeleri izlemeye çalıştı. Özellikle askeri eğitim ve teknik konulara ilgi duydu.1689 da yanındaki kuvvetlerle bir darbe sonucu yönetimi ele geçirdi ve yönetimi annesi Natalya' ya teslim etti.1694 te Karadeniz'deki Azov kentine saldırdı ve burayı Osmanlılardan aldı. Daha sonra gizlice Avrupa'ya geçerek Hollanda da (Limanda gemi yapımında marangoz olarak çalıştı) deniz ticaretini öğrendi. İngiltere'de sanayi kolunu, madenleri, töreleri ve siyaseti inceledi ve çevresine teknisyenler topladı. Ardından kendisine düzenlenen bir komployu bastırmak için ülkesine döndü. Streltsıy (askeri birlik) ortadan kaldırdı.1698 Bu sırada fırsattan istifade ederek Boyarların sakallarını kestirmek gibi bazı Moskova geleneklerine son verdi.1 Ocak 1700 den başlayarak takvimi değiştirdi. Kasım 1700 de ordusu Norva'da İsveç kralı Xll.Karl'a yenilince bu yenilginin etkisiyle başlamış olduğu reformlara daha da hız verdi. Aynı yıl yaptığı antlaşmayla o zamana kadar Osmanlıların egemenliğinde bulunan Karadeniz'e inmeyi başardı.1703 te Petersburg'u kurdurarak kenti kuzey ticaretinin merkezi durumuna getirdi.1706 da bu kenti Moskova’ya bağlayacak büyük suyolunu açtırdı. Bu çalışmanın halka yüklediği ağır vergi bazı ayaklanmalara neden oldu. Bu ayaklanmaları şiddetle bastırdı.1709 da Polonya tahtı veraseti nedeniyle savaştığı İsveç Kralı Xll. Karl'ı yenilgiye uğrattı. Polonya Rusya'nın hâkimiyeti altına girdi. Gelişen bu olaylar Avrupa'nın artık Rusya'yı hesaba katması gerektiği fikrini ortaya koydu.Prutta Osmanlılara yenilmesi ona Azak kalesini kaybettirdiyse de Baltık'ta ki yayılma siyasetini yürüttü. Danimarka' da ki boğazları ele geçirmek için İsveç ile yakınlaşmayı bile kabul etti.1721 Eylülünde yaptığı antlaşmalarla Estonya, Letonya, Litvanya, İngria ve Karelya'da ki Rus egemenliğini güvenceye aldı. Bu gelişmeler sonucunda 1721 de senato ona “büyük ve İmparator” unvanını verdi.l.Petro bu tarihten sonra güneydoğu sınırlarına yöneldi.1722 de Hazar bölgesini işgale başladı. Ertesi yılda bu faaliyetine devam etti. Yoğun çalışmaları nedeniyle sağlığı bozulmaya başladı.1724 yılında Finlandiya körfezinde batan gemiden denize düşen askerleri kurtarmak için denize atlayınca soğuk kaparak hastalandı. Bering Boğazı'na bir sefer hazırlığında iken öldü.

l.Petro reformlarını düzenli ordu ve polis gücü ile halka zorla kabul ettirdi. Bu nedenle onun reformlarına otokritik çağdaşlaşma denir.

Askeri alandaki başarıları yanında ekonomik alandaki faaliyetleri ile girişimci bir sınıf oluşturdu. Urallar bölgesinde kurduğu demir döküm fabrikalarıyla sanayide kalkınmanın temellerini attı.

Merkezi devletin denetimini esnekle hale getirmek için 1708 de ülke topraklarını başını Çar'ın çektiği sekiz bölgesel hükümete ayırdı.1719 da bunu kaldırarak elli eyalet ve bunlara bağlı sancaklardan oluşan yeni bir yönetim biçimi kurudu.1711 de Boyar Duma’sını kaldırarak yerine devletin en üst organı olan senatoyu kurdu. Eğitim alanında da büyük girişimler yaparak devlet kademelerindekilerin eğitimi için okullar açtırdı. Yüksekokullar kurdu. Okumayı soyluların tekelinden çıkardı. Kılık kıyafette erkeklerin Fransız ve Macar modasını takip etmelerini kadınların peçe ve uzun elbise giymesini yasakladı.

Onun en büyük ideali Rusya'yı kendisi ve büyük güç sağlayacak Batı modeline dayalı bir ülke yapmaktı. Ancak bu reformlar halkça benimsenmedi. Bunlara karşı büyük tepki doğdu. Zaman zaman ayaklanmalar oldu. Bunları büyük bir şiddetle bastırması kendine muhaliflerin oluşmasını sağladı. Yönetim ve yönetilenler arasında büyük bir uçurum doğdu ve ülkede bölünme daha onun döneminde kendini göstermeye başladı.

PEYAMİ SAFA 

PEYAMİ SAFABabası şair İsmail Safa. Sivas sürgünlüğünde öldüğü zaman iki yaşında yetim kaldı, yoksulluk ve hastalık içinde büyüdü, düzenli bir öğrenimden de yoksun kaldığı için sürekli okumalarla kendini yetiştirdi, on beş yaşında geçim ekmeğini kazanmak zorunda kalınca öğretmenlik ve PTT'de memurluklar yaptı.(1914–1918), bulup buluşturduğu küçük bir sermayeyle Yirminci Asır adlı Akşam gazetesini çıkarmaya başlayarak yeteneğine daha uygun bir olan basın dünyasını seçmiş oldu (1919). Kardeşi İlhami Safa ile yararlı bir işbirliği yaptı, ilkin burada yayımlattığı (ilk otuz kırkı imzasız) "Asrın Hikayeleri" adlı dizide çıkan başarılı öyküleriyle tanındı, Yalnızca ilkokul öğrenimi görme olanağı bularak eksiklerini kendi kendine gideren, inatçı bir çalışmayla Fransızcayı da edinen yeteneği, kalıtsal bir kaynağa dayanıyordu (büyükbabası Hicaz mektupçusu Mehmet Behçet Bey, amcaları Ahmet Vefa ile Ali Kami Akyüz, onun oğlu Behçet Kami, kendi kardeşi İlhami Safa.. şiir, edebiyat ve gazetecilikle içli dışlı olmuş kişilerdi.), bu temeli bilinçli bir çabaya dayanan verimli çalışkanlığıyla besledi, geçim sağlayacak ürünlerini sanatçı kişiliğinin eseri saymadı, annesinin adını (Server Bedia) erilleştirerek imzaladı (Servet Bedi; Cingöz Recaili polis romanları dizisi), gazetecilik kalemini sürekli ilgi gören köşe yazarlığıyla (fıkracılık) ölümüne kadar canlı tuttu, romanlarının büyük çoğunluğu ilkin tefrika olarak yine gazetelerde çıktı (örneğin öğretmenlik yıllarını–1914–1918- anlatan Biz İnsanlar, önce Cumhuriyet'te tefrika edilmiş -1939-, Gölgeler (1933). Bu tek cildin yeni basımları süreklilikle yapılmaktadır. Hepsi aruz ölçüsüyle yazılmış on üç bine yakın dize tutarındaki eser, yaratıcısının sanatçı kişiliğini eksiksiz bir toplamda yansıtan tek kaynaktır.9.Hariciye koğuşu Tv. dizisi olmuştur. Matmazel Noralyanın Koltuğu, Biz insanlar, Mahşer, Sözde Kızlar, İhtiras, Attila basımı yapılmış romanlarından birkaçıdır.

PİR SULTAN ABDAL 

XVl.yy  ortalarında yaşamış Türk halk şairi. Horasan’ın Hoy kentinden gelerek Sivas'ın Banaz köyüne yerleştiği sanılmaktadır. Eserlerinden iyi bir öğrenim gördüğü anlaşılmaktadır. Pir Sultan Abdal, Yavuz Sultan  Selim döneminde ve ondan sonraki dönemlerde Anadolu'da çıkan isyanlar da adı geçmesi üzerine asılarak öldürüldü. Ölümünden sonra yaşamı pek çok şiire konu oldu.B u gün Pir Sultan 'a ait olduğu sanılan pek çok şiir onun değildir.

..

...

Lütfen Paylaşalım

.

site ekle site ekle http://www.iyisayfa.net/